'sarı balonla uçan mavi horoz' gördüm.
Üşenmedim, 'sabaha hatırlarım nasıl olsa' demedim.
(Çünkü biliyorum,asla hatırlanmaz onlar)
hemen uyandım ve resmini çizdim.
Selin (nam-ı diğer Marta) yaptı bana bu atkıyı.
Artık 'göz,kulak ve dudak' diyorum.
Uzun bir aradan sonra,bugün Cansu K ile görüştüm.
Yeniden piyanoya başladım.
Favori yazarım Maxime Chattam'ın yeni kitabı çıktı.
Geçen yıl oynadığım en iyi PS3 oyunu Assassin's Creed'di.İstanbul’u sevmiyorum.
İstanbul’u hiç sevmiyorum.
Aslında sevmediğim şehrin kendisi değil;kalabalığı.
Bana soruyorlar ‘neden hiç Taksim’e eğlenmeye gitmiyorsun?’ diye
Çünkü sevmiyorum.Çünkü kalabalık.
Eğlenmiyorum.
Herkesin eğlence anlayışı farklı.
Kimine çok eğlenceli gelen şey,kimine eziyet gelebilir;
İşte aynen öyle. Taksim gibi yerler benim için işkence.
Herşeyden önce Taksim karşı tarafta.
İstanbul’da karşıya geçmek çok zor.
Gerçekten.
Ama karşıya geçmekten daha zor olan bir şey varsa;
O da geç vakitte karşıdan geri dönmek…
Otobüs/minibüs normal zamanlarda bile tercih edilmemeli;
Taşıma denilen şey,toplu olmamalı;bireysel olmalı.
Bence.
33 oturan-66 ayakta yolcu olabilmesi
33 oturan-66 ayakta yolcu olması gerektiği anlamına gelmez.
Gelmemeli.
.
Bugün otobüse bindim. Herkes bana garip garip baktı.
Sanki hiç insan görmemişler gibi.
Sanki insan ırkının son temsilci benmişim de beni incelemeye almışlar gibi.
Ben otobüse binemezmişim gibi.
Neyse ki cam kenarındaydım,hava alabiliyordum.
(Gerçi buna rağmen kesin kapmışımdır H1N1’i)
Otobüste şunu fark ettim.
Herkesin elinde bir cep telefonu var.
Hatta çoğunun iki elinde ikişer telefon.
Çifte görgüsüzlük.
Sürekli telefonda konuşuyorlar,mesaj yazıyorlar.
Gerçekten merak ediyorum,bizim insanlarımızı bu kadar meşgul eden şey ne diye.
Belki herkes içinde bulunduğumuz siyasi çıkmazı çözmeye çalışıyordur.
Belki herkes enflasyonu,cari açığı ,işsizliği tartışıyordur.
Bilmiyorum.
Neyse.
Kalabalık diyordum…
Örümcek Adam’ı izleyenler bilir,tehlike öncesi Örümcek Adam bir şeyler hisseder;
Örümcek hissi vardır.
Ben Taksim’de ve Kadıköy’de öyle hissediyorum.
Nereye baksam bana CD satmaya çalışan insanlar,dilenciler;
İngilizce/bilgisayar kursuna beni zorla dahil etmek isteyenler ya da
Beni kaçırıp böbreğimi almak isteyen insanlar var.
Kalabalık sonuçta. Ne ararsanız var.
Aramadıklarınız daha çok var.
Nerde çokluk,orda… bolluk?
Değil.
Keşke ‘hadi köyümüze geri dönelim’ dese biri
Ve 15 milyon kişininin şöyle bir 7 milyonu geri dönse köyüne.
O zaman belki İstanbul yaşanabilir olur.
.
Fark etmeden çok uzun yazmışım...
Ama bu sorun değil;çünkü blog benim.
Küçük siyah bir kutu. Arabayı park ettiğim yerin hemen önünde duruyor.
Aslında uzun zaman önce fark ettim;ama dikkat etmedim.
Çöptür dedim,ya da unutulmuş bir kutudur diye düşündüm,önemsemedim.
Sürekli orda olduğunu görünce aklıma soru işaretleri gelmeye başladı.
Daha yakından baktım; üzerinde tek bir şey vardı;
Kırmızı ile yazılmış 13 sayısı…
Zincir gibi bir demirle arkasındaki duvara sabitlenmişti;
Hareket ettirilemezdi.
Uzun zamandan beri ordaydı.Belliydi.
Merak -onun ne olduğunu öğrenme isteği-beni ele geçirdi.
Değişik değişik senaryolar yazdım aklımda.
Ne olduğunu bilmediğim için çok yaklaşamadım;
Beni çekim alanına alabilir,kaçıp kurtulmama izin vermeyebilir
Dünyadan başka bir boyuta açılan kara kutu olabilir diye
Korktum.
Ya açan kişiyi lanetlerse? Ya Pandora'nın Kutusuysa?
Bir ufo'dan düşen bir parçaysa?
Yeni bir canlı türünün koza haliyse?
Ya öyleyse,ya böyleyse derken
Sitedeki güvenlik görevlisine sordum...
Benim senaryolarımdan bile ilginç bir şey çıktı;
Böcek kontrol noktasıymış.
Hmmmm...
Kendi çapımda yaptığım 'bana kimse ulaşamasın' artistiği değil
(bazen onu da yaparım,o ayrı...)
Telefonumun çalınması ya da bozulması da değil.
Tamamen farklı bir şey;
Dağınıklık.
..
.
Her yer o kadar dağınık ki,aradığım hiçbirşeyi bulamıyorum.
Cdler,kitaplar,kıyafetler,kablolar,kanunlar yüzünden;
Odamdaki halıfleks bile görünmüyor.
Abartmıyorum.
Keşke abartıyor olsaydım.
O zaman T.D.T (Temizle/Düzenle/Topla) daha kolay olurdu.
Cep telefonumun şarj aletini bulamadığım için 5 günden beri kullanamıyorum.
TDT'den sonra bana ulaşabilirsiniz.