28.9.10

Kruvasan

Öyle çok anlatacak bir şey yok... Fırında unuttum kruvasanımı. O da yandı.
Hemen fotoğrafını çektim,daha önce hiç yanmış kruvasan görmemişsinizdir diye.
Böyle de düşünceliyim işte...

15.9.10

En Kötü Şey

Bugün gördüğüm en kötü şey... bu paralellik.

14.9.10

Serel

Size birini anlatacağım. Adı Serel. Yukardaki kırmızı ojeli ayak onun ayağı.
Serel'in annesinin adı Elife,babasının adı ise Serdal.
Babasının adının ilk üç harfini,annesinin adının son iki harfini almış.
Ya da babasının adının ilk iki harfini,annesinin adının son üç harfini almış,bilmiyorum.
Bildiğim tek şey,onun benim 7 yıldır arkadaşım olduğu.
.
Yıllardan beri o Ankara'da,ben İstanbul'dayım. Her görüşmemizde İstanbul'a çağırırım onu.
'Mutlaka gelecem' felan der. Hiç gelmez. Yine bir sefer çağırdım,ama o sefer farklıydı.
Yılbaşıydı. Hani ben yılbaşı partisi yaptım ya geçen yıl Ayçalarla,o da gelsin istedim.
Aradım Serel'i ''yılbaşı partimin süprizi sen ol,atla gel İstanbul'a '' dedim.
'Tamam' dedi bana.Ben de inandım ona. Aradan biraz zaman geçti,beni aradı ve dedi ki;
'Mehmet,sana tamam dediğimde Hasan'dan (eski-sevgilisi) ayrılmıştım,o yüzden tamam dedim;
ama şimdi biz barıştık,yılbaşını onunla geçirecem,yani gelemiyorum' dedi.
Hiçbir şey demedim, çünkü inanmamıştım aslında tamam dediğinde bana. İnanmış gibi yapmıştım.
Aradan biraz daha zaman geçti,biz telefonda konuşurken dedi ki, 'Gelemiyordum ya,geliyorum.'
Sormadım niye fikir değiştirdiğini. O hemen söyledi zaten; 'Hasan'dan ayrıldım,kesin geliyorum.'
Sevindim ben de. Herkese haber verdim Serel de geliyor diye. Parti reklamını onunla yaptım.
Sonra partiye 4 gün kala beni aradı,Hasan'la yine barıştığını ve gelemeyeceğini söyledi.
Ben de bir şey söylemedim. Çünkü söyleyecek çok fazla bir şey yoktu.
'Sevgilin yokken yanında biz vardık,sevgilin varken yanında biz yokuz;
ama yarın sevgilin yanında olmayacak ve biz YİNE senin yanında olacağız.' dedim sadece...
.
Ben ne zaman bir hata yapsam ona karşı,bu yılbaşı olayını hatırlatır üste çıkarım.
Şimdi de bunu hatırlatmamın tam zamanı. Üste çıkmalıyım çünkü.
Yorumlara bakın,belki Serel anlatır neler olduğunu... =]

5.9.10

Yeni

buraya yeni bir şey yazabilirim. Belki yarın.
Belki yarından da yakın.

Nitrat

Kendime oyun hamuru aldım. Sabahtan beri onunla oynuyorum.3boyutlu tasarımlar,garip cisimler yapıyorum.
En son uğur böceği yaptım,çok tatlı oldu.Adını Nitrat koydum. Hemen göstereyim sizlere.

Oyun hamurunu kim bulmuşsa onunla tanışmak isterdim. Ama büyük ihtimalle ölmüştür o kişi.
Ölmediyse bile benimle tanışamayacak kadar yaşlanmıştır,kemikleri felan eriyordur...

1.9.10

Satın Almasız Çıkış / ATM

Neden alışveriş merkezlerinde/mağazalarda satın almasız çıkış diye ayrı bir bölüm var?
Diğer insanlar oradan çıkanlara baksın 'Aaa bak,bunlar hiçbir şey almamışlar' desin diye mi?
Satın almadan çıkan insanların kendilerini suçlu hissetmesini sağlamak için mi?
Ayrıca niye satın almasız çıkışın hemen yanında güvenlik görevlisi nöbette bekler?
Satın almasız çıkıştan geçenler onunla göz göze gelsin,o da şöyle baksın diye mi?
'O kadar alınabilecek şey vardı ve SEN,hiç bir şey almadın! ÇIK! DEFOL!'
ya da neden girişlerde hareket algılayıcı sensörler sayesinde kapılar otomatik açılırken
'satın almasız çıkış'tan çıkarken kapıyı kendimiz açmak zorunda kalırız?!
.
İki kelime; Eşitsizlik. Ayrımcılık.
Dava nasıl açılır öğreneyim,ilk bu konuda dava açacam. İşte buraya yazıyorum.
.
Söylemek istediğim bir şey daha var... Onu da söyleyip kaçacağım.
ATMnin açılımını Automatic Turkish Money zannediyordum. Olmadığını bugün öğrendim.
Kaçtım.